Antik Lidya'dan Bir Dansçı: LİRİAN
Resimleri büyük görmek için tıklayın!
Ben Lirian. 1956 doğumlu, haftada bir veya iki kez, ortalama bir saat boyunca, internette bazı sitelerde canlı yayında performans sergileyen bir dansçı ve yazarım.
Gençliğimde profesyonel dansçıydım. Uzun yıllar sahneye çıktım. Ancak günün birinde hatalarım yüzünden dans hayatım sona erdi.
2022'de -tam 30 sene sonra- dans hayatına geri döndüm. (2019da adım -adım dönmeye koyulmuştum.) Ama kolay olmadı. Kendimi eski bıraktığım yerde sandığım için defalarca sakatlandım. Sonunda yıllar içinde dayanıklılığı, esnekliği ve gücü değişmiş bedenimle barıştım ve bir kez daha, ama bu kez -yoga ve değişik antrenman teknikleri gibi- farklı metotlarla kapasitesini geliştirmeye başladım.
Benim hikayem, insanoğlunun kafasına koyduğunu yapmayı başaracak güce sahip olduğunu gösteren, örnek alınabilecek bir modeldir belki de. Elde edememenin nedeni engeller değil, yapılması gerekenin ya beğenilmemesi, ya da imkansız olduğuna inandırılmış olmaktır. Kesinlikle özel biri değilim. Ayrıcalığım, ataerkil hataları fark edebilecek okült bir eğitim almamdır. Söz konusu eğitim ise yazılarımın satır aralarında bulunmaktadır.
Hayatıma geleyim.
Seçkin, eski İstanbullu bir aileden geliyorum; iyi bir yüksek öğrenim (Boğaziçi Üniversitesi - Bilgisayar Programcılığı) gördüm; fakat ilk fırsatta ailemin benim için özenle planladığı hayattan kaçmayı ve geçimimi erotik dansçı gibi alanlarda dans ederek sağlamayı seçtim.
Strip kulüplerdeki sahne performanslarımın fotoğrafları aşağıda. 😉



Genç yaşta klasik bale eğitimi aldım.



Üç yıldan uzun sürede aerobik hocalığı yaptım.



Türkiye’deki ilk aerobik gösterisini ‘Sport Dancers’ adlı aerobik grubumla birlikte Etap Otel’de gerçekleştirdim.


Gece kulüplerinde erotik dansçı ve kadın taklitçisi (komedi & burlesk) olarak sahne aldım.
"Damat Tarafından Terk Edilen Gelin" performansım.



"Loop" gösterim.

Bir tanıtım posterim.

Female impersonating performanslarım




Strip kulüplerindeki hayatımı ‘Dansçı’ adlı kitabımda anlatıyorum.
"Bu kitapta, ‘altın kaşıkla doğmuş’ bir maceraperestin olağanüstü hikâyesini bulacaksınız; konaklardan ‘kötü şöhretli’ sahnelere, İstanbul’dan New York’a uzanan bu yolculukta klasik romanlardan fırlamış karakterlerle tanışacak, dansa âşık bir adamın iniş çıkışlarına eşlik edeceksiniz."
Kitabımı inceleyin! Kitabımı satın alın!

Haftada 2 gün, ortalama 1 saat, bazı internet sitelerinde sergilediğim canlı dans performanslarımdan bölümleri buradan izleyebilirsiniz.
Serpentine Wave Dance adını verdiğim stilimin kutsal (kutlu, iyi) olduğuna inanıyorum; çünkü hem uygulanması kolay, hem de bu hareketler evrenin en pozitif yapısının (dalgaların, salınımların ve kimi zaman vibrasyonların) taklidi.
Bu dans tarzını hem kadınların, hem erkeklerin -figürlerimden esinlenerek- kendi beden dillerine perkitebileceklerine inanıyorum.
Isadora Duncan'un savunduğu (ve bu yüzden lanetlendiği) gibi:
Dansın illa teknik olması ya da eğitim gerektirmesi şart değildir. Herkesin kendi dans tarzı vardır ve bu tarz mutlak olarak iyi ve güzeldir. Öz-dansa saygı duymayanlar, onu gülünçlükle veya yeteneksizlikle itham edenler, henüz ataerkil doğruların etkisinden çıkmamış olanlardır. Dansı teknik adlı sınırlar içine hapsetmek, onun değerini, kutluluğunu ve "serbest akıtma potansiyeli"ni yok eder.
Dans, bireysel özgürlüktür; kural cendereleri onun ruhunu öldürür.
Sahne sanatlarında teknik ve deneyim tabidir ki önemli ve değerlidir. Eleştirim, dansın sadece böylesi bir temel üzerine oturtulmasınadır.
Dans; müzik bestelemek, şarkı söylemek, resim yapmak veya şiir/hikaye yazmaktan çok farklı bir enerji ile yapılır. Bu yüzden müzik besteleyemeyen, şarkı söyleyemeyen, resim çizemeyen herkes yasaklarından sıyrılırsa dans edebilir. İlkel kabilelerdeki yerlilerin bile kolayca dans edebilmeleri sözlerimin kanıtıdır.
İlginize teşekkür ederim.

Daima yeni ve heyecan verici deneyimlerin peşindeyim.
I'm always looking for new and exciting opportunities. Let's connect.