top of page

HADIM ve  ANDROJEN SEKS TANRISI: ŞİVA

Yazı: LİRİAN

2 - Proto-Şiva ve Pashupati Mührü: Indus Vadisi’nde Tanrı mı Tanrıça mı?

siva - 2 - pashupati.jpg

Pashupati Mührü

Anadolu’nun Sesi, Halikarnas Balıkçısı s.27.

Tarih araştırmacıları, fen araştırmacıları gibi değildir. Bir kimyager ya da fizikçi, laboratuarlarındaki denemelerinde gerçeğe uymayan bir yanlışlık yaparsa, yanlışlığın cezasını zehirlenmek ya da patlama sonucu havaya savrulmakla öder.  Tarihçi ise odasına kapanır ve olayları ön yargısına uygun, istediği gibi değerlendirir.

Batı kaynaklı tarih biliminde uzun süre Hindistan’ın yerli halkı ilkel, Aryalar ise üstün ırk olarak görülseler de (ki, belki de birçok kesimde hala bu sanrı vardır) araştırmalar gerçekte Aryaların ilkel, saldırdıkları bölgenin halkının ise gelişmiş bir kültür ve uygarlığa sahip olduklarını ortaya çıkarmıştır.

Indus vadisinin ilkel aryalarca yıkılan gelişmiş uygarlıkları tanrıçalara tapmaktadırlar.

 

Harappa ve Mohenjo-Daro kazılarında bereket, doğurganlık ve ana tanrıça sembolleri şeklinde görülen çok sayıda küçük kadın figürini bulunması, bazı mühürlerde doğa ve bereket tanrıçasına tapımı işaret eden ağaç, hayvan ve kadın şekillerinin birlikte görülmesi bu düşüncenin kanıtıdır.

 

Günlerden bir gün, İÖ 2350 yıllarına tekabül eden Mohenjo-daro kazılarında  steatit (sabuntaşı) bir mühür bulunur.

 

Mühürdeki figür tamamen çıplaktır; ünlü ve en kolay bir meditasyon hareketi olan Sukhasana (kimilerine göre Bhadrasana, kimilerine göre ise uygulanması çok zor olan Mulabandhasana) adlı yoga pozisyonunda oturmakta ve kolyeler ile bilezikler gibi aksesuarlar taşımaktadır.

 

Akademik çevrelerde bu figürün İndüs Vadisi uygarlığının öncel ve unutulmuş  baş tanrısı olduğu düşünülür.

 

Figürün bir tanrı (erkek) olduğuna karar verilir; çünkü ithyphallic (ithys, dik/düz; phallos, penis) pozisyonda bir cinsel organı vardır.

 

Tanrının çevresinde kaplan ve geyik dahil bazı hayvanlar bulunmaktadır. Başında ise Dionysos, Astarte, Pan, Büyük İskender, satirler  gibi boynuzlar taşımaktadır.

 

Bu figürün adı, ya da kim olduğu o uygarlıkların dili ne yazık ki çözülemediği için bilinemez. Ancak pek çok araştırmacı onu “Proto-Şiva” yani Hindu tanrısı Şiva’nın erken bir biçimi olarak yorumlarlar. Şiva'nın farklı özelliklerini ifade eden adlarından biri Pashupati (Hayvanların Tanrısı) olduğu için mühre "Pashupati Mührü" adı verilir.

 

Oysa kimi  iddialara göre bu figür erkek değildir!

 

Yani baş tanrı bir baş tanrıçadır.

 

Araştırmacı Herbert Sullivan, dik fallus olduğu düşünülen kabartmanın aslında bir bel bandının sarkan ucu olduğunu, yani figürün bir tanrıça (kadın) sayılması gerektiğini iddia eder. Bu özellik pek çok pişmiş toprak kadın heykelciğinde yer alan bir özelliktir.

 

Ancak pişmiş topraklarda yer alan erkekler her zaman çıplak oldukları için figür erkek de olabilir.

 

Diğer yandan, Pashupati mühründeki figürün taktığı takılar erkek terakotalarından ziyade dişi terakotaların karakteristiğidir.

 

Kısaca, figürün Şiva'nın ilk (özgün) hali olduğu kabul edilse de, cinsiyeti hakkında tartışma günümüzde sürmektedir.

 

Ataerkil tabanlı bilimde kimsenin aklına gelmeyen ise figürün (baş tanrının) androjen olabileceğidir.

 

Bu düşünceyi kanıtlamak ise son derece basittir; çünkü Hinduizmdeki Şiva (yani İndüs vadisi uygarlıklarını yıkan, Vedik kültürü ve kast sistemini var eden aryaların yıkıcı olarak nitelediği Şiva) androjen bir tanrıdır.

 

Şiva'nın yarısı kadındır.

siva - 2 - Ardhanarishvara.jpg

Ardhanarishvara

Bu kimliğinin adı Ardhanarishvara'dır ve manası "yarısı kadın olan tanrı"dir (Ardha: yarım, nari: kadın, ishvara: Tanrı).

 

Görmezden gelinen eski mesaj, yaratıcının androjen olduğudur.

 

Andojenlik,  insan adlı yaşam formunda iki cinsel organ taşıyan kimseler olan hermafroditliğe işaret etmez. Androjenlik, objektif ve sübjektif açıdan her iki cinsin "bütünlüğü, tamlığı, yekpareliğidir". Tanrı ya da tanrıça yoktur. Tek bir yaratıcı vardır.

©2024 by Pagan Dancer Team 

bottom of page