COŞKU ve ÖZGÜRLÜKLERİN TANRISI
7 - Kozmik Okyanus ve Tevrat Tehom’dan Hindu Varaha’ya
Yazı: ALTAR
1 - Mikrokozmik İyilik Alanları Ve Gizemli Bir Tanrı
2 - Eski Dini Yok Etme Operasyonunun Masalla Kodlama Ayağı
3 - Pek Popüler, Ama Kötü Niyetli Bir Masal
4 - Örneklerle Uzmanların Vurgusu: Ana Tanrıça’dan Zeus’un Baldırına
5 - Fenike’den Girit’e Benzersiz Anaerki, Anneler, Eşler
6 - Keçiciğin Namuslularca Lanetlenmesi: Ve Doğdu Şeytan!
7 - Kozmik Okyanus ve Tevrat Tehom’dan Hindu Varaha’ya Evreni Bölenler

PASHUPATİ
Kimdir aslında Ovidius’un “Bakkhalar” adlı eserinde “Lidya’dan/doğudan gelen tanrı” diye tanıttığı Dionysos? Bu bölümde bunu araştıracağız. Baştan uyarayım: Varacağımız noktaya şaşırmaya hazır olun; üstelik şaşırtıcı bilgileri destekleyen önemli kanıtları da sunacağım.
Araştırmamıza Dionysos'un adından başlayalım. Dionysos ismi Dio ve Nysos kelimelerinden oluşmuştur.
Dio' kelimesinin iki anlamı vardır:
- Zeus'a ait.
- İki.
Nysos ise onun doğduğu yer olan Nysa'yı işaret etmektedir.
Bu nedenle ismin iki anlamı vardır:
- Zeus'a ait, Nysa'lı tanrı
- Nysa'lı iki kere doğan tanrı.
Ancak Dionysos adı, Greklerce takılmış bir addır ve tanrının kökeni antik Yunan değildir. Roma'da ise adı Bacchus'tür ve bu sözcüğün kökeni “Mistik coşkuya kapılmış kişi” anlamına gelen Bakkhos kelimesidir.
Araştırmamıza Dionysos'un -sözde Hera'dan saklanıldığı yer olan- Nysa'da devam edelim.
Nysa'nın neresi olduğu bulunamamış; kimileri onun Anadolu'muzdaki Nysa kenti (Aydın/Sultanhisar) olduğunu öne sürmekteler; kimileri ise Hindistan olduğunu. Hindistan doğru tahmin sayılabilir; çünkü mitlerinde Hindistan'a ordusuyla sefer düzenleyip savaşı kazandığı bilgileri yazmaktadır. (Ordu ve savaş sözcükleri ise gerçeği pek ifade etmemektedir; çünkü ordunun "neferleri" aşk perileri, doğa/içki/eğlence tanrısı Pan, penis tanrı Priapos benzeri savaşmak ile çok da uyuşmayan kimliklerdir.)
Dionysos'un savaşının anlamı, Dionysos adı verilen madde ötesi alanın o bölgede büyük ölçüde etkin olduğudur.
Fark edilmelidir ki;
- Hindistan dahil, Doğu–Güneydoğu Asya ülkelerinde Yahudilik ve Hıristiyanlık hiçbir zaman ana din olmamış (sadece küçük azınlıklar halinde bulunabilmişler),
- bu bölgelerde Budizm, Taoizm, Konfüçyüsçülük, Şintoizm gibi dinler hakim olmuştur.
Hindistan'ın ise Şiva adlı bir tanrısı vardır. Şiva, "Brahma, Vişnu, Şiva" şeklindeki üç baş tanrıdan biri olsa da, içerinde yıkıcı olandır.
Oysa işler her zamanki gibi hiç de göründüğü gibi değildir.
İÖ 2600 yıllarında Hindistan'ın Indus Vadisinde Mohenjo-Daro ve Harappa adlı gelişmiş, anaerkil olduğu iddia edilen, en azından kadına büyük değer veren, şehir planlaması ve ticaretle öne çıkan bir uygarlık vardır. İÖ 1500 yıllarında Aryan adlı, nereden geldikleri ve kökenleri tam bilinmeyen bir kavim, Dravidler denilen halkı ele geçirir, uygarlıklarını yıkar. Şiva bu öncel uygarlıkların Baba Tanrısıdır.
Indus Vadisi’nde bulunan “Pashupati” (hayvanların efendisi) adlı mühürde Sukhasana adlı yoga pozunda görülen bir figür vardır. Bu figür, bazı araştırmacılar tarafından Şiva’nın en erken formu olarak yorumlamıştır.
Kısaca Şiva inancı Aryalar tarafından yıkılmış; mitleri, kimliği değiştirilmiş; evrenin yönetimini Brahma ve Vişnu ile paylaşmak zorunda bırakılmıştır.
Brahma, Hindu kozmolojisinde -tıpkı Zeus, Marduk, Odin benzeri- yaratılış sürecinde öncel bir yapıyı (burada Hiranyagarbha adlı “kozmik yumurtayı”) ikiye bölerek gökleri ve yeri ayırmış olan (dikey yapılı evreni, yani gök–yer ayrımlı evreni) modelleyen tanrıdır. Söz konusu yapı ataerkil mitolojide "kaosun düzenlenmesi" olarak tanımlanır.
Vişnu da aynı sonuca yardım etmiş bir tanrıdır.
Vişnu'nun 10 ana avatarından üçüncüsü Sanskritçe’de “yaban domuzu” anlamına gelen “Varaha”dır ve bu biçimde bir yaban domuzu olarak betimlenir.
Bu avatarın mitine göre demon Hiranyaksha, yeryüzü tanrıçası Bhumi’yi kozmik okyanusun derinliklerine sürükler. Vişnu, Varaha biçiminde ortaya çıkar; bin yıl süren savaşın ardından Hiranyaksha’yı öldürür ve yeryüzünü dişleriyle kaldırarak yeniden evrenin düzenine yerleştirir. Mite göre yeryüzü okyanustan yeniden çıkarılmış, "komik düzen" kaostan bir kez daha doğmuştur.
Kozmik okyanus olarak betimlenen kavram aslında evrenin öncel halidir. Bu yapı Tevrat'ta Tehom olarak yer alır. Türkçeye ise "engin" olarak çevrilmiştir ve "kozmik deniz" anlamındadır.
(Yaratılış 1.2: Ve yeryüzü ıssız ve boştu; enginlerin yüzü üzerinde karanlık vardı.) Ataerkil yorumda "Derin kaotik su"dur. Evrenin yaratıcısı olduğunu iddia eden YHVH, yaratma sürecine o (Tehom/engin) başlamadan vardır. Yani Tehom'u YHVH yaratmamıştır. YHVH'in yaratılış süreci ise sürekli bir şeyleri bölmekle sınırlıdır.
Araştırmacılara göre ise Tehom, Babil mitolojisinin bölücü tanrısı Marduk'un bölerek yeni evreni var ettiği ejder şeklindeki Ana Tanrıça Tiamat'tır.
Tüm bu farklı uygarlıkların biraz farklı şekilde anlattıkları gerçek evrenimizin kozmolojik oluşumunun ifşasıdır. Evrenimiz, öncel bir mutluluk evreninin bir şekilde bölünmesi ile var olmuş bir yapıdır.
(Bu konu hakında bilgi edinmek için
722 Sistemi Yaratılış Teolojisi BÖLÜNEN EVREN
linkini ziyaret edebilirsiniz.)
Son olarak hiç kimsenin bilmediği, duyanların büyük olasılıkla tepki vereceği bir diğer gerçekten söz edeyim: Domuz değil, YABAN DOMUZU, evreni bölen Vişnu'nun avatarıdır.
Yaban domuzu çok önemli karakterin de ölümüne sahip bir hayvandır; yani kötülüğü temsil eder.
- Ana Tanrıça Kibele'nin biricik sevgilisi Attis'i,
- Ana Tanrıça'nın Yunan mitolojisine basit bir aşk tanrıçası olarak alınmış hali olan Afrodit'in sevgilisi "güzeller güzeli" olarak tanıtılan Adonis'i,
- Afrodit dahil İştar ve Astarte'nin özgün hali olan Sümerli aşk tanrıçası İnanna'nın eşi Tammuz'u (Dumuzi'yi)
öldüren hayvandır.
Attis, Adonis ve Tammuz, pozitif erkeklik simgeleridir. Yaban domuzu tarafından öldürülmeleri, bu karakterin yok edildiğinin anlatımıdır.
Müslümanlıkta domuz etinin yasaklanma nedeni budur.
Müslümanlık, en modern pagan dindir.