ASTARTE… AŞK, SEKS VE VENÜS
Yazı: LİRİAN
1 - Hilalin Kalbindeki Tanrıçalar: Aşkın ve Zamanın Efendileri

"MİKROKOZMİK İYİLİK ALANLARI VE GİZEMLİ BİR TANRI" yazısında söz ettiğim pozitif alanlardan (ki, eski insanlar onlara Tanrıça veya Tanrı demişlerdir) biri M.Ö. 4000li yıllarda, bilinen en eski uygarlık olan ve Güney Mezopotamya’da yer alan Sümerler tarafından tanımlanmıştır. Adı İnanna'dır.
Zaman içinde -insan bilinci geliştikçe/değiştikçe- tanrıça da değişir; ismi önce İştar, daha sonraki dönemlere Astarte olur.
İnanna'nın Aşkı - Muazzez İlmiye Çığ
Sümer şairlerine göre Tanrıça İnanna, toplumun süsü, Sümer'in neşesidir. Ay tanrısı Nanna'nın kızıdır. Akadlarda İştar, Musevilerde Astarte, Yunan'da Afrodit, Roma'da Venüs adını taşıyarak yüzyıllar boyu çeşitli toplumların efsanelerinde yaşamıştır. Venüs yıldızını temsil etmektedir.
The Secrets of the Tarot - Barbara G. Walker
Balık kuyruğuna sahip Beyaz Tanrıça’nın Filistinliler arasındaki adı Atargatis’ti. Onun Suriye’deki adı Astarte, Babil’deki adı ise İştar’dı.
Ancak ad ve mitler kültürel değişime (algılananı/hissedileni yorumlama miktarına/eğilimine) göre farklılaşsalar da, aslında tek bir özgün alan vardır. O da doğası gereği (daha doğrusu insan adlı canlının özgün yapısına uygun olduğu için) senkronize olduğu bilinçlerde cinsel özgürlük, doğa sevgisi, neşe, aşk gibi duygular var etmektedir.
Onun sembolü hep Venüs'tür. Venüs gezegeni -uzaya bakmayı sevenler bilirler- gökyüzünde çok kısa kalsa bile, diğer gezegenlere benzemez… bambaşka, dikkat çekici, reddedilemez güzelliktedir.
Ancak bu alan daima Venüs ile tanımlansa da, eski dinde -tıpkı Müslümanlıkta olduğu gibi- Venüs'ten, hatta Güneş'ten üstün olan bir tanrı (bir alan) vardır… o da Ay'dır.
Yakın doğu inançlarında Ay, Yunan mitolojisindeki gibi tanrıça değildir, tanrıdır; yani erkektir.
[Bunun nedeni o uygarlıklarda günümüzde -Yunan mitolojisi ile yayılmaya koyulan- "kahramanlar" başlığındaki savaşmayı, çarpışmayı, elde etmeyi, üste çıkmayı ana erek gören modelin henüz baskınlaşmamış olmasıdır. Erkekler -cinsiyet kimliklerini yitirmeden- doğalarında yer alan ve belki de hatalı şekilde "feminen" denilebilecek vasıflarını yaşayabilmektedirler. Unutulmamalıdır ki erkeklerde, dişilerde olan x kromozomu bulunsa da, dişilerde çift x kromozomu vardır ve onlarda erkeklerde olan y kromozomu bulunmamaktadır.
Bu demektir ki gerçek (doğal) erkek, yarısı dişi olan, en azından dişice nitelikler taşıyan kimliktir. Bu gerçek de Tevrat'ta tersine çevrilerek "Erkekten alınan dişi" şeklinde yansıtılmıştır. Anaerkil ezoterizme göre erkek, bölünme sırasında bütünden ayrılmış yarıdır.
(Detaylı bilgi için
722 Sistemi Yaratılış Teolojisi - BÖLÜNEN EVREN
linkini ziyaret edebilirsiniz.)
]
Yüce Ay tanrısının adı;
Sümer'de Nanna,
Babil, Akad ve Asur'da Sin'dir.
Ay tanrısı zamanı ölçen ve kaderi belirleyen bir tanrı, sezgisel bilginin tanrısıdır. Daima hava ve yıldırımla eş tutulan baş tanrılardan (örneğin Anu, Enlil gibi, hatta yıldırımla betimlenen ve Zeus benzeri evreni bölen tanrılardan olan Marduk gibi) değildir.
(Detaylı bilgi için
ŞEYTAN'IN KILICI: YILDIRIM VE KOZMİK BÖLÜNME - 2. bölüm: Yıldırımlı Baş Tanrılar Ve Kozmik Bölünme
linkini ziyaret edebilirsiniz.)
Ay tanrısı; Güneş tanrısı Utu’nun babasıdır! Bu yanı ile aydınlığın, karanlıktan doğduğunu simgelemektedir.
İnanna ve İştar'ın babasıdır. Bu yanı ile Ay'ın aşk ve cinsellik kadar mutlulukla bağlantısını da simgelemektadir.
Sembolü ise hilaldir!
Sin/Nanna ayrıca takvimin koruyucusudurlar; çünkü Ay (safhaları), zamanın ölçülmesi, tarım döngüleri, doğum ve ölüm ritüelleri, hatta krallık onayı verme süreçlerini belirleyen ölçüdür, merkez noktasıdır.
(Söz konusu yapı, Müslümanlıkta da aynı şekilde izlenir.
Detaylı bilgi için
Ay Tanrısından, Ay Nuruna: DOLUNAYIN MÜSLÜMANLIKLA KOZMİK DÖNÜŞÜMÜ
linkini ziyaret edebilirsiniz.)
DİPNOTLAR
Astarte ismi hep yıldız ve parlamak (ışık değil, parlamak… ikisi mistisizmde farklıdır) ile ilgilidir.
- “star” (yıldız) kelimesiyle aynı Proto-Semitik kökten türemiştir.
- Sami kökenli Athtart kelimesinden türemiştir; bu kelime “yıldız gibi olan” manasındadır.
- Barbara Walker, tanrıça Eostre'nin de (ki, Easter'a -paskalyaya- adını veren tanrıçadır) aynı isimle ilgili olduğunu savunur. Eostre'de Hint-Avrupa kökenli “aus-” (parlamak, ışımak) kökünden gelmektedir.
İsimdeki "parlamak" manasının Esma-ül Hüsna'dan "el Nur" olduğuna inanmaktayız.