ŞAİVİZM İLE MÜSLÜMANLIK ARASINDA ÇARPICI BENZERLİKLER
Yazı: LİRİAN
2 - Namaz ve Yoga: Müslümanlık ile Şaivizm Arasında Görünmeyen Köprüler
Müslümanlık ve Şaivizm arasında yüzyıllardır gözden kaçan çok fazla benzerlik vardır. Dizi boyunca inceleyeceğimiz bu benzerliklerden ilk ele alacağımız namaz ve yoga konusudur.
Önce Müslümanlık: Müslümanlıkta namaz dinin beş şartından biridir.
Ve yogaya gelelim: İnsan bedenine hareketle sağlık kazandıran yoga adlı figürlerin yaratıcısı Şiva'dır. Günümüzdeki -batılılarca (ve ne yazık ki kimi Hintlilerce)- daha da karmaşıklaştırılan, zorlaştırılan ve sıradan insandan koparılan sistem Vedizm icadıdır. Bu yüzden yoga ülkemizde (ve pek çok ülkede) kısıtlı sayıda insanın sempatisini kazanabilmiştir. Hareketlerin -apaçık cambazlara özgü gibi görünen- zorluğuna tanık olan pek çok kişi bu disipline ilgilerini büyük ölçüde yitirmektedirler. Yoga ayrıcalıklı insanların uğraşıdır.
Oysa yoga -daha önce yayınladığımız PEBH yazı dizimde anlattığım gibi- sadece ve sadece adaleleri germek ve bu süreçte çalışan adaleye odaklanarak beyni boş tutmak amacını taşıyan bir sistemdir. Bu yüzden yoga diye bir şeyi hiç bilmeyen insanlar kolayca bu pratiği kendi bedenlerini dinleyerek uygulayabilirler. Girift ve zorlu hareketler ileri düzeydeki kişiler ya da bedenleri çok esnek kimseler içindir.
Müslümanlık ise eskinin unutulmuş bilgilerini yeniden özgün şekline getirilerek aktive etmiş, Yoga hareketlerini (yani en gerekli hareketleri) en temel, en has, en basit şekilde tapımın bir parçası olarak namaz adı altında yeniden insanlarla buluşturulmuştur.
Müslümanlıktaki namaz GERÇEK ŞİVA YOGASIDIR.
Konuyu detaylandıralım.
Rüku, bel ve hamstringleri ısıtmayı amaçlar. Ellerin dizlere destek olmasının anlamı, ilk başta beli ısınmadan zorlamaktan kaçınmaktır. Rükûda, eller parmaklar açık olarak dizleri avuçlarlar, bele destek olur. Namaz açıklamalarında "Bu sırada kolların dirseklerden bükülmemiş olmasına dikkat etmek lazımdır" denmesinin nedeni desteğin güçlü olmasını sağlamaktır. "Sırt dümdüz ve baş ne aşağı eğik nede yukarı kalkık olmayacak şekilde" sözleri ise hareketin popüler "flat back" pozu olduğunun kanıtıdır.
Tekrarlanan secde ve ayağa kalkışlar -özellikle ileri yaşlarda batılılarda görülen- dizlerdeki kireçlenmeyi elimine eden çok yararlı diz hareketleridirler ve ünlü hareket squat'ın -bana göre- daha yararlı versiyonudur. Squat'ta beden ağırlığı defalarca dizlere yüklenir. Namazda ise çömelme ile bu risk yok edilir.
Namazda düz üstü oturuş ka‘de'dir. Yogadaki Sukhasana yerine konmuş çok daha pratik, yararlı ve çok daha evrensel bir pozisyondur. Dizleri bükerek bir süreliğine üzerine oturmak, bağdaş kurmaktan daha kolaydır. Bağdaş kurmaya alışkın olmayan kişilerde bağdaş kurunca görülebilecek olan bel kasılmasını önler.
Ka'de'nin mükemmelliğinin bir diğer yanı ise -yogada yer almayan, oysa sağlık açısından çok önemli olan- ayak parmaklarını germeye olanak sağlamasıdır.
Ka'de, iftiraş ve teverrük şekinde iki çeşittir.
İftiraş: İki secde arasındaki kısa oturuşta sağ ayağı dik (parmakları bükerek üzerine oturmak) , sol ayağı yere sererek (parmakların değil, ayağın üst tarafının üzerine) oturma şeklidir.
Teverrük: Son oturuşta aynı oturuşun ayak değiştirerek yapılan bölümüdür.
Bildiğim kadarı ile hiç kimse buradaki amacım bir sağ, bir sol ayak parmaklarını stretch yaptırmak (germek) olduğunu görememiştir. Yogada ayak parmaklarını germek adına sadece Padanguli Naman adlı hareket vardır. Bu hareket ise sadece parmakları öne arkaya oynatmakla sınırlıdır. Oysa namazda beden ağırlığı -tek ayak ile desteklendikten, hafifletildikten sonra- bir ayağın parmaklarını kıvırarak üzerine verilir. Bu pozda ayak parmakları çok güzel şekilde gerilmektedir.
Secde ise mistik açıdan çok önemlidir; çünkü alnı yere (tercihen toprağa) değdirme şartı vardır. Yine gözden kaçan nokta şudur: Amaç PİNEALİ toprağa değdirmektir. Söz konusu sonuç layığı ile yapılması için "alın ve burnu yere değdirme" şartı konmuştur.
[Yukarıda söylediğim gibi, önceden yayınladığım ama daha geliştirmek adına yayından kaldırdığım PEBH (Pozitif Enerji Beden Hareketleri) adlı dizi yazımı oluştururken kendi kendime "Pinealin yerle temas etmesi için nasıl bir açıklama yapmam gerek?" diye düşünmüştüm. Yıllar sonra namazı incelerken çok basit (bence şahane) şekilde yukarıda aktardığım "Alın ve burun teması" açıklamasının yapıldığını gördüm.
]
Namaz sonundaki selam verme ise çok faydalı bir boyun hareketidir. Boynu ya sadece sağa sola, ya sadece öne arkaya çevirmekten çok daha zengin ve her iki hareketin kompakt şekilde hoş bir koreografide sunulmasıdır.
Kimilerince namazda anlamını bilmeden dua okumanın anlamsız olduğu savunulur. Tabidir ki duaların anlamını bilerek okumak daha önelidir. Ancak ezbere okunması da son derece faydalıdır; çünkü böylece beyin sıradan düşüncelerden uzak tutulmaktadır... ki, bunun adı meditasyonudur.
Yogada meditasyon genelde anlamsız mantralarla yapılır. Oysa Kuran duaları anlamı bilinmese de, sadece tekrarla, -onlarla maji yapılacak kadar- mistik ve gizemli özellikler taşımaktadırlar.
Namazın yogaya üstünlükleri olduğu bile belki düşünülebilir.
Namaz sırasında sol elin avcu sık sık önemli beden bölgeleri ile temas ettirilir. Bu iki beden bölgesi ise göbek üstü ve iki göğüs arasıdır. (Avuç içinin önemini 9 - Şiva’nın Sağ Alt Elinde Korkusuzluk, Koruma Mesajı; Dişil Enerjinin Kutsal Avuç İçinde Buluşması adlı yazımda anlatmıştım.)
Erkeklerin sol el avuç içi göbek;
kadınların sol el avuç içi iki göğüs ortasına konur.
Namaz sırasında kadınların sol ellerini koydukları noktada (iki göğüs arasında) Hinduizmde çok önemli bir çakra olan Anahata adlı kalp çakrası vardır.
Erkeklerin sol ellerini koydukları göbek ise ikincil değeri olan göbek çakrasına yakın bir yerdir. Ancak çakranın adı "göbek" olsa da, gerçekte göbeğin üstündeki bir bölümdedir. Oysa mistik (önemli) nokta anaerkil ezoterizmde ve Yunan mitolojisinde kutsal olan göbektir. Lidya (Anadolu) kraliçesi Omphale'nin adı omphalos kelimesinden gelir ve "göbek ve merkez" demektir. Antik Yunan’da büyük tapım merkezi Delphi’deki Omphalos taşı “dünyanın göbeği” olarak kabul edilir. Bu noktalar Ana Tanrıça'nın madde evrenini beslediği yerlerdir. Göbek, annenin de bebeği beslediği yerdir.
Özetle, Müslümanlıkta erkekler ellerini bir merkeze, kadınlar kalbe koymaktadırlar.
Ayrıca anaerkil ezoterimzde sol el kutsaldır; çünkü beynin sağını yönetir ve beynin sağı dişi özelliklerin (kutsal özelliklerin) var olduğu yarımdır. Yani Müslümanlıkta bulunan -büyük olasılıkla İsrailiyat dayatması ile araya karıştırılan- "sağ kutsaldır" inancının doğru olmadığı, Müslümanlığın namazda önemli bölgelere sol eli koydurması ile anlaşılabilir.
Namazda sol avuç beden konmadan öne ellerin havaya kaldırılması, avcun şarjı, sonra bedenin bu iki noktasına teması bu enerji ile beslenmesidir. Söz konusu hareket karmaşık mudralardan çok daha basit ve etkindir.
Beynin sağ ve sol yarılarının anlam ve önemini ise 7 - Evrenin Sırrı: Purusha'nın Dışarıdan Gelen Bozucu Gücü adlı yazımda anlatmıştım.
Namazdaki bir diğer üstünlük ise namazın Kabe'ye doğru kılınmasındadır.
Kabe'de Hacer ül Esved adlı bir meteorit vardır. Bu taş pagan devirlerden kalmadır.
Pek çok araştırmacı bu taşa pagan dönemlerde Kibele ile eşleştirilen El Lat olarak tapıldığını öne sürmekte, "Kıble" kelimesinin Kibele isminden geldiğini öne sürmektedirler.
Namazın yönlenme merkezi olan "Hacer ül Esved" adlı gök taşı hakkında Bülent Kısa (kendi kelimeleri ile) "Bu taştan nabız atışı şeklinde yayılan elektromanyetik enerjiler vardır" şeklinde söz ederdi. Yine Kısa'nın iddiasına göre "Bu yüzden namaz kılanlar gürbüz ve sıhhatli adamlardır".
Hacer ül Esved aracılığı ile Müslümanlıkta kadına verilen değeri öğrenmek için
Gizlenen İşaretler: MÜSLÜMANLIKTAKİ ŞİFRELERİN ÜSTÜNDEKİ ATAERKİL SİS
adlı yazımı okuyabilirsiniz.
Sonraki bölüm: 3 - Müslümanlık ile Şaivizm Arasında: Kozmik Döngüde Oruç, Ay Sembolizmi ve Tespihin Zikirdeki Gücü
Şiva hakkında bilmediğiniz çok şey var
HADIM ve ANDROJEN SEKS TANRISI
ŞİVA
1 - Aryan İstilası ve Kadınlığın Ölümü: Anaerkil Uygar İndüs’ten, Ataerkil Vedalara
2 - Proto-Şiva ve Pashupati Mührü: Indus Vadisi’nde Tanrı mı Tanrıça mı?
3 - Bitişlerin Derin Anlamı: Brahma’nın Sonsuzluğuna Karşı Şiva’nın İtirazı
4 - Brahma ve Vişnu’nun Silahlarını Durduran, Evreni Koruyan Uğurlu Tanrı Şiva
5 - Mavi Tenli Tanrı Şiva: Işığın Ortaya Çıkışı Ve Evrenin Bölünmesi
6 - Hadım Seks Tanrısı: Penis Ve Yaratılış
7 - Evrenin Sırrı: Purusha'nın Dışarıdan Gelen Bozucu Gücü
(Dikkat: 18 yaşından küçük ve geleneksel erkeklik anlayışına bağlı okurlar için uygun değildir.)