ASTARTE… AŞK, SEKS VE VENÜS
Yazı: LİRİAN
3 - Aşk ve Bereketten, Osculum Infame'ye

Tanrıçanın (ya da insanlara iyi gelecek, sağlık ve mutluluk verecek) alanın olumsuza değişimi süreci aslında çok önceleri, tarihteki ilk uygar toplum olan Sümerli İnanna'dan hemen sonra başlamıştı. Dönüşüm sadece isim değil, karakter değişimi de içermekteydi.
İnanna'ya ortalama İS 3000'de tapınılıyordu.
Aşk, seks ve bereket tanrıçasıydı. Gökyüzünün hanımıydı, ona "Sümer'in neşesi" denirdi.
Babası Ay tanrısı Nanna idi.
Eşi, çoban tanrı Dumuziydi.
İS 2300lerde İştar oldu.
İnanna daha çok bereket ve aşk odaklıyken, İştar daha çok savaş ve baştan çıkarıcılık tanrıçasıydı.
Babası, hala Ay tanrısıydı, Sin'di.
Eşi, Tammuz'du.
İS 1500'lerde Astarte oldu.
Artık sadece aşk ve savaş tanrıçasıydı.
Babası… Bundan böyle babası yoktu. Kültürdeki Ay kutsallığı bilgisi sona ermişti.
Eşi, sonunda fırtına tanrısı ataerkil Baal veya ataerkil baş tanrı El oldu.
Bu mitsel bilgiler aslında bizlere kültürel değişim kadar, kadınların yaşadığı kayıpların da ipuçlarını vermektedir.
Değişim ivmesi arttırarak sürdü ve en nihayetinde Astarte, Yahudilik ve uzantısı olan Kabala'da adı Aştoret/Astarot olan bir iblise dönüştü. Eski Ahit'te (Tevrat'ta) sayfalarca lanetlenmekteydi.
Lanetleme bölümlerinin temel konusu ise ona tapanların bolluğundan yakınmaktı.
Hakimler 2:13 “Rab’bi bıraktılar, (..) Aştoret’e kulluk ettiler.”
1. Krallar 11:5 “Süleyman, Saydalılar’ın tanrıçası Aştoret’e ve Ammonlular’ın iğrenç tanrısı Milkom’a ardınca gitti.”
Kabalaya göre ise nefesi çok pis kokuyordu ve ona tapanların da -tıpkı Şeytan'a yaptıkları gibi- anüsünü öpmeleri şarttı. Bu eyleme ise Osculum Infame (yani “utanç öpücüğü” veya “iğrenç öpücük”) denmekteydi.
Dictionary of Satanism - Wade Baskin
Astarte – Şehvet ve cinselliğin tanrıçası. Satanik çevrelerde Astorath olarak da bilinir. Ona, kurban edilmiş bir çocuğun kanı ile kadehteki şarap karıştırılarak sunulurdu.
Astaroth – Cehennemin batı bölgesinde güçlü bir büyük dük. Eşi, zarif boynuzları hilal biçimi oluşturan Fenikeli ay tanrıçası Astarte’dir. Çirkin bir meleğin yüzüne sahiptir, bir ejderhaya biner ve sol elinde bir engerek tutar. Cehennemin haznedarı olarak büyük bir güce sahiptir. Wierus’a göre hem geçmişi hem geleceği bilir. Cehennemin yedi prensinden biri olup Faust’u ziyaret ettiği söylenir.
Astaroth (Ashtoreth, Atargatis’in Astarte’si) başlangıçta Kenan’ın Büyük Tanrıçasıydı; Babil’in İştar’ına denktir. Bereket tanrıçası olarak şehvetli ayinlerle tapınılırdı. Daha sonra kötü kokulu nefese sahip erkek bir şeytana dönüştü.
Artık Hıristiyanlığın gelmesi için ortam hazırlanmıştı.
Dionysos'un kadın tapınıcıları olan kadınlar (mitlere göre evlerini, çocuklarını alarak terk edip dağlara, içip dans etmeye çıkmışlardır) mitlerde "kurt enciklerine memelerinde süt verirler". Bu sembolizm hem kurtların kutsallığını, hem de onların kutsallığını bu "aykırı" kadınların beslediğinin anlatır. Kurtlar ataerkillerin resmettikleri gibi çirkin ve vahşi hayvanlar değillerdir. Tıpkı saldırgan ve vahşi olarak gösterilen yılanlar gibi gereksiz yere küçümsenirler. Kurtlar aşırı aç değillerse insanlar yaklaşınca avlarını bırakıp uzaklaşırlar.
(Yılanlar hakkında detaylı bilgi için
linkini ziyaret edebilirsiniz.)
Burada bazı sonuçlara varmak için Nordik mitolojiye atlayalım.
İskandinav mitolojisinde lanetli bir kurt, Fenrir vardır. (Kardeşi -şaşmayacağınıza eminim- dev bir yılan olan -ki, aslında soyu sona erdirilen ejderlerdendir- Jörmungandr'dır.)
Bir de baş tanrı Odin bulunur. Odin (tıpkı Zeus, Marduk ve Brahma gibi) evrenin ilk halini bölerek içinde yaşadığımız evreni var eden ve kendini lider ilan eden tanrılardandır. Evreni bölerek var etme temasının YHVH'de de (Eski Ahit/Tevrat ilk bölümü olan Yaratılış bölümünün ilk ayetlerinde) görüldüğünün altını çizeyim. Odin ve kardeşleri Ymir'in bedenini (tıpkı Tiamat'ın Marduk tarafında bölünerek evrenin var edilmesi gibi) bölerler.
(Detaylı bilgi için
722 Sistemi Yaratılış Teolojisi: BÖLÜNEN EVREN
linkini ziyaret edebilirsiniz.)
Bu yani evrende bir Midgard vardır, bir de Asgard. Midgard, biz ölümlü insanların; Asgar ise Ymir'i bölen tanrıların dünyasıdır.
Bölerek yeniden var etme anlatımının (ki, kimi zaman "yaratma" olarak lanse edilir) aynen Tevrat'ta da YHVH hakkında anlatıldığının altını çizmek istierim.
Gnostikler evrenin liderinin Demiurgos adlı bir tanrı olduğunu öne sürerler… ve bu tanrı onlara göre "Sahte Tanrı"dır. Fiziksel (içinde yaşadığımız) evreni var etmiş olsa da yaratıcı değildir.
Demiurgos, YHVH ile özdeşleştirilir.
Önemli nokta ise Odin'in bir gün sonunun geleceğidir. Onun sonunu ise kurt Fenrir getirecektir.
Tüm anlatımlar aslında olacak değil; olmuş olan olaylardır sevgili okurum; çünkü zaman kompakt bir yapıdır.
(Detaylı bilgi için
GEÇMİŞ VE GELECEK ŞU AN VARDIR (ÖZEL RÖLATİVİTE)
linkini ziyaret edebilirsiniz.)
Zaman şeridinde bir yerde ataerki İlk Çağlarda olduğu gibi sıfırlanmıştır.
Bizlerin yapması gereken ise beyin elektriğimizi pozitive ederek bir ölçüde de olsa daha iyi bir paralele atlamak; ama asıl, bir dahaki enkarnasyonumuzda insanın doğasına ve kadınlara saygı duyan tanrıların yar aldığı, ya da gerçek yaratıcının bilindiği, sevildiği saygı duyulduğu evrende yeniden bedenlenmektir.
= SON =