top of page

ŞİVA'NIN KOZMİK DANSI: İLAHİ KURTULUŞ

Yazı: LİRİAN

Dilerseniz dans ile ilgili Pagan Dans ve Dans, Beyin ve Beden adlı Blog kategorilerini inceleyebilirsiniz.

3 - Şiva'nın’nın Ananda Tandava’sı: Kozmik Gerçeklerin Heykeli

nataraja 3

Önceki bölümde Nataraja (yani dansın efendisi, icatçısı ve dansçıların koruyucusu) Şiva'nın farklı danslarından söz ettim ve bunlardan biri olan Ananda Tandava yani mutluluk dansının önemini anlattım.  Kozmik gerçekleri betimleyen bu dans o kadar önemlidir ki, 5. yüzyıldan itibaren bazı pozları özellikle Güney Hindistan'da heykelleştirilmiştir.    

Alice Boner’e göre, Hindistan’ın farklı bölgelerinde bulunan bu Nataraja heykelleri altıgen yıldız yani satkona mandala  biçimindeki çizgiler üzerine yer almaktadır. Hint geleneğinde bu mandala, eril ve dişil ilkeleri simgelemektedir.

Şiva adlı dizi yazımda söz ettiğim gibi Hindistan uzun bir uygarlık geçmişine sahiptir. Yüzyıllar boyunca var olan krallıklar içinde Chola Hanedanı (880–1279) uzun ömürü, refahı, mimarisi, sanatı, edebiyatı, ticareti ve gelişmiş kültürüyle öne çıkar. Chola döneminde Tamil Nadu kültüründe Şiva’nın Ananda Tandava dansı, tek bir  pozla özetlenerek bir sembole dönüşmüştür

 

Heykellerin en önemlisi ve en kutsal kabul edileni Güney Hindistan’daki Chidambaram Tapınağı’nda bulunan bronz heykeldir. Bu heykel Hindu kültüründe hem dini, hem de sanatsal açıdan büyük önem taşır. Chidambaram tapınağı ise hem dansın mekanı, hem de evrenin merkezi olarak kabul edilir. Bu kent aynı zamanda insan kalbi ile de özdeşleştirilir.

 

Heykel 68.3 cm boyunda,  56.5 cm çapında bakır alaşımdır.

 

Pozu, bilge Bharata Muni tarafından Sanskritçe yazılmış olan, Natya Shastra adlı eserden alıntıdır.  Bu kitap dans (ayrıca tiyatro ve müzik) hakkında bilgiler veren, İÖ 200- İS 200 arasında derlenmiş, 36 bölümlük antik  bir metindir. Hindistan’ın sahne sanatları için temel kaynaktır. Hindu kültüründün üç dans çeşidi olan Bharatanatyam (güneyin ritüel dansı), Kathak (kuzeyin hikâye anlatıcı dansı), Odissi (doğunun heykelsi ve zarif dansı)  Natya Shastra’ya dayanır.

 

Klasik inançta -ki, geniş çaplı olarak kast sisteminin kurucu, anaerkiyi yıkan Vedizm etkisindedir- heykel Şiva'nın "yıkıcılığı ve yeniden yapıcılığını" simgeler. Oysa bu anlatım doğru olmayabilir.

 

Şiva ise hiçbir şeyi yıkmaz.

 

Şiva yıkacak bir tanrı değildir.

 

Yıkmak istese, evren parçalanmak üzereyken kendini feda ederek zehri içen tanrı olmaz. Bu konuda bilgi için 5 - MAVİ TENLİ TANRI ŞİVA: IŞIĞIN ORTAYA ÇIKIŞI VE EVRENİN BÖLÜNMESİ

Şiva kötülükten koruyucudur.

 

O bize sadece;

- bulunduğumuz yerin, ego tabanlı ve yanlışlarla dolu bir kişili var ettiğini,

- burada  tutsak olduğumuzu,

- buradan kaçmamız gerektiğini,

- kaçmanın önemli sandığımız ve gereksiz yere bağlandığımız huy, inanç, plan, ideal, bilgi vb.lerden ayrılmakla gerçekleşeceğini,  

- bunun acı verebileceğini,

- ama bu süreçte yanımızda olacağını,

- o ilk adımı atmamız ardından bile bizi şahane ödüller (kaderler) ile beklediğini

anlatmaktadır.

 

Oysa ataerkil Vedik inanç, içine gömülü yaşadığımız yanlışları geride bırakma zorluğunu -kendi nosyonları olan- "yıkım" kavramı ile eş görerek Şiva'ya isnat etmiştir. Onların amacı tutsak kalmamız için değişimi engellemektir. Bizleri "ölümsüzlük" adlı kavramla aldatmak istemektedirler. Bir şeyin değişmemesi, yani bitmemesi, asıl felakettir.  

Sonraki bölüm: 4 - Şiva’nın Dansında Çıplaklığın Özgürlük Olması ve Yarı-Erkek Yarı-Kadın Küpeleri

©2024 by Pagan Dancer Team 

bottom of page